EN ZOR ZAMANINDA SANA TEK BİR MESAJ YETER

Evimizin tüm odalarından ağaç görüyoruz. (Şükürler olsun!) Özellikle çok kullandığımız bir odanın camının tam karısında, yaklaşık 3-4 metre kadar yakınımızda sürekli izlediğim bir ağaç var. O kadar çok şey anlatıyor ki her baktığımda.

Her mevsim farklı renklerde, dalları her mevsim farklı. Sonbaharda tamamen döküyor yapraklarını, dalları kupkuru oluyor. Rüzgar, yağmur, üzerine konan kuşlar. Başına her gelene nezaketle ve zerafetle ev sahipliği yapıyor. Tam bir teslimiyet içerisinde.

Bir gün bile şikayet ettiğini ya da durumundan hoşnutsuz olduğunu görmedim. Kökleri her zaman güçlü. En yüksek dalları her zaman göklere uzanıyor.

Bu bana eski bir Sufi hikayesini anımsatıyor.

Bir Kral sarayındaki bilge adamlara sormuş: “Kendim için çok güzel bir yüzük yaptırıyorum. En iyi elmaslardan. Bu yüzüğün içine bana mutlak çaresizlik anlarında yardımı dokunabilecek bir mesaj saklamak istiyorum. Ama bu mesaj, yüzükteki elmasın altına saklanabilecek kadar küçük olmalı.”

Hepsi bilge adamlarmış, ünlü alimlermiş. Muazzam ahitler yazabiliyorlarmış. Ama krala yardımcı olacak iki veya üç kelimelik bir mesaj vermek…Düşünmüşler, kitapları araştırmışlar, ama hiçbir şey bulamamışlar.

Karlın neredeyse babası gibi sevdiği eski bir uşağı varmış. Bu uşak zamanında kralın babasına da hizmet etmiş. Kralın annesi erken yaşlarda ölmüş ve krala bu hizmetkar bakmış. Dolayısıyla kral ona uşak gibi davranmaz, ona büyük saygı duyarmış.

Yaşlı adam: “Ben bilge bir adam değilim, bilgili ya da alim de değilim; ama mesajı biliyorum. Çünkü yalnızca tek bir mesaj var. Ve o insanlar sana o mesajı veremezler. Bu mesaj yalnızda kendinin farkına varmış bir mistik tarafından verilebilir.” demiş. 

“Saraydaki tüm ömrümde, bu türden insanla karşılaştım. Bir keresinde de bir mistikle. O aynı zamanda babanın da misafiri olmuştu ve ben kendisine hizmet etmiştim. Burada ayrılırken, h,zmetlerimin karşılığında bana bir teşekkür olarak bu mesajı verdi.”

Yaşlı adam mesajı küçük bir kağıda yazmış, kağıdı katlamış ve eklemiş. “Bunu okuma, sadece yüzükte sakla. Yalnızda diğer tüm seçenekler başarısız olduğunda, başka bir çıkış yolu kalmadığında aç.”

Ve o an kısa süre sonra gelmiş. Ülke işgal edilmiş ve kral krallığını kaybetmiş. Canını kurtarmak için atının üzerinde dörtnala koşuyormuş ve peşinde düşman kuvvetleri varmış. 

O tek başınaymış, düşman ve kalabalık. Ve yenik kral, yolun bittiği bir yere, bir çıkmaza gelmiş; sonrası uçurum ve derin bir vadiymiş. Oradan düştüğü anda işi bitecekmiş. Geri dönemezmiş, düşman oradaymış. Ve durduğu yerde atlıların seslerini duyabiliyormuş. İleriye de gidemiyormuş ve başka bir yol da yokmuş. 

Aniden yüzüğü hatırlamış. Açmış, kağıdı çıkarmış. İçinde çok büyük değer taşıyan küçük mesajı görmüş. Kağıtta şöyle yazıyormuş: “Bu da geçer Ya Hu!” Yenik kral o cümleyi okurken etrafını bir sessizlik kaplamış. “Bu da geçer Ya Hu!” Ve geçmiş. 

Yenik kralın peşinde olan düşmanlar yanlış yola sapmış olacaklar ki atların toynaklarının çıkardığı ses giderek azalmış ve kaybolmuş.

Kral uşağa ve meşhur mistiğe büyük bir minnet duymuş. O sözler hayret vericiymiş. Kral kağıdı katlamış, yüzüğün içine saklamış. Tekrar ordularını toplamış ve krallığını geri almış. 

Zaferle şehrine girerken her yerde kutlamalar, müzik ve dans varmış ve kral kendiyle gurur duymuş.

Bu sırada uşak kralın arabasının yanından yürüyormuş. “Şimdi de geçerli.” Demiş uşak. “Bir daha bak mesaja.”

“Ne demek istiyorsun?” diye sormuş kral. “Şimdi zafer kazandım. İnsanlar kutlama yapıyor. Çaresiz değilim, çıkışı olmayan bir durumda değilim. “ 

Yaşlı adam yanıtlamış: “Dinle. Azizin bana söylediği şey şu: bu mesaj sadece çaresizlik için değil. Aynı zamanda zafer kazandığın için. Aynı zamanda mutluluk için. Yalnızca sonuncu olduğun zaman için değil, aynı zamanda birinci olduğun zaman için.” 

Ve kral yüzüğü açmış, mesajı yeniden okumuş. “Bu da geçer Ya Hu!” Bu sefer kutlamalar dansların ortasında yine aynı sessizlik, yine aynı huzur. Bu sefer ego gitmiş. Gurur gitmiş. 

Her şey geçer. 

Her şey geçer ama sen kalırsın. İşte yıllarıdr her mevsimde bana o ağacın anlattığı şey. Yazın sıcak, kışın soğuk, sonbahar rüzgarlı, ilkbahar neşeli demeden. Her mevsim tevekkülde, her mevsim teslimiyette.

Namaste

İdil

 


Canlı Destek
{{ c.message }}
{{ c.created_at|render_date }}

Temsilci yazıyor....

{{ offline_message }}

 web tasarım