Ruhsal Kontratlarımızı Nasıl İptal Ederiz?

Ruhsal Kontratlarımızı Nasıl İptal Ederiz? 

 

Bir önceki yazımda size ruh kontratlarından bahsetmiştim. Okumayanları buraya alalım.




Kendi İrademiz Dışında Kalan Ruhsal Kontratlar



Ruh kontratlarının bizim irademiz dışında yönlendirmek isteyen bazı “dış faktörler” de olabiliyor. Bunlara “dış g.ç” demeyeceğim çünkü bizden çok daha az gücü olan bu negatif enerjilere bu adı vererek onları onurlandırmak, güçlendirmek veya bizlerin gücünü  küçük görmek niyetinde değilim. 

 

Yazı boyunca onlara “parazit varlıklar” diyeceğim. Tavsiyem, eğer siz de bu yazıda bahsedeceğim isimleri bir yerlerde okursanız, duyarsanız ya da onlardan bahsetmeniz gerekirse, onlara “küçük dış faktörler” ya da “parazit varlıklar”demeniz. Böylece onları kolektifin bilincinde de önemsizleştirmiş, bedenimizi, zihnimizi ve ruhumuzu onlardan daha rahat temizlemiş, onları iyice ufaltmış olacağız. 

 

Çünkü Atlantis’li atalarımızın zamanında yaptıkları buydu ve bu 3 boyutlu dünyada onlara yer vermediler. 




 

  • Ruh Kontratlarımızı “Etkileyen” “Parazit Varlıklar” 

 

 

Ruh kontratlarımızın ruhumuzun gelişmesi, büyümesi için kendi istediğimizle yaptığımız ve karşılıklı anlaştığımız konular olduğunu söylemiştik.

 

Bir de ruhumuzun gelişmesini “engelleyen” kontratlar var. Peki bu kontratları biz nasıl kabul ettik? Ruhumuzun bu dünyada sürekli enkarne olmasını isteyen ve böylece bizlere “enjekte” ettikleri negatif enerjilerle, savaşlarla, açlıkla, acılarla beslenen varlıklar tarafından “kandırılarak”.

 

Onlara bazıları iblisler, şeytanlar, uzaylılar, bazıları düşmüş melekler adını verdiler. Sümerler onlara Anu-Na-Ki adını verdiler. 

 

Bazı kaynaklarda onlara Archon’lar, yani (rulers) kural koyucular deniyor. Bu terimi bu varlıklardan bahsederken kesinlikle ama kesinlikle kullanmayın. Bu isim bu parazit varlıkların kendilerince kendilerine verdikleri ve insanın bilincine de bu şekilde söylemeleri için etki ettikleri bir ad.

Bir takma addan başka bir şey değil. Bazı kaynaklarda onların dünyanın tepesinde resmedildiğini görebilirsiniz. Hatta onların dünyanın tüm manyetik alanını etkilediklerini savaşlara, kıtlığa tüm kötülüklere yol açtıklarını okuyabilirsiniz.

 

Bu bir dereceye kadar doğru. Peki nasıl doğru olabiliyor. Bu parazit varlıklar bedenlerimizde bağırsak parazitleri, negatif düşünceler (kıskançlık, hasetlik, kin, bağışlayamama, intikam duyguları, acı çektirme istekleri, “ben en önemliyim” hisleri” vb şeklinde kendilerini gösteriyorlar.

Bir enerji varlıkları bedenlenebilmek ve bu dünyada sözlerini geçirebilmek için önce bedenimizi, sonra da irademizi ele geçiriyorlar. 

 

Bağırsaklarımıza “asıl beyin” dendiğini çoğunuz duymuş olabilirsiniz. Bağırsaklarımızda eğer parazitler varsa bunların nasıl karar mekanizmamızı etkilediğini duymuşsunuzdur. Örneğin trafikte giderken yolunuzu kesen bir arabadaki şoföre:

 

  1. Bağırıp çağırabilir, bir felaketle sonuçlanabilecek bir kavgayı başlatabilirsiniz. İşte bu varlıkların beslendiği büyük bir negatif alan.
  2. Sinirlenebilir, bununla birlikte sinirlendiğinizin farkına varabilir ve az sonra yapacağınız davranışın pek çok şeyin “belirleyicisi” olduğunu fark edebilirsiniz.

 

Eğer b’yi seçerseniz, çok basit bir “farkındalıkla” bu parazit varlıkların istediklerini gerçekleştirmemiş olacaksınız. Beyniniz “olumlu” davranışın sonuçlarını kavrayacak, başka olumlu davranışlar gerçekleştirmek için yeni yollar (patternler-örüntüler) kuracak. 

 

Bilimsel açıdan baktığınızda siz olumlu davranış patternleri geliştirmiş olacaksınız, hayatınız iyileşecek, spiritüel açıdan baktığımızda ise negatif enerjilere söz hakkı vermemiş ve hayatınızın kontrolünü yeniden ele almış olacaksınız.

 

Bu şekilde sizden beslenemeyen negatif varlıklar kendilerini besleyebilecekleri başka kaynaklar, başka bedenler arayışına girecekler. Temizleneceksiniz.

 

Peki bu “farkındalığa” her zaman sahip olmazsak bu parazit varlıkların hükmünde yaşamak zorunda mıyız? Hayır değiliz. 

 

Dua ederek, Reiki kullanarak, bedenimizin etrafında beyaz ışık hayal ederek, meditasyon yaparak, meleklerden yardım isteyerek, Tanrı’dan yardım isteyerek, Felak ve Nas surelerini okuyarak… 

Pek çok farklı yolla bu parazitlerden temizlenebiliriz. Sadece düşünce gücümüz yeterli. Geri kalan her şey kendi düşüncelerimizi ikna etmek için birer araç.

 

Size negatif varlıklardan temizlenmenin bazı yollarını anlattığım bu videoyu izlemenizi öneririm.

 

  1. Atalarımızdan “miras kalan” ruhsal kontratlar.

 

Atalarımızın psikolojik yaralarını miras aldığımız gibi, onların ruh sözleşmelerinin çoğunu da miras aldık. Örneğin, bir soykırımdan kurtulanların çocukları, dünyanın iyiliğine olan güvenlerini ve umutlarını sınırlayan, atalarından kalma bir sözleşmeyle doğrudan ilişkili olan derin depresyondan muzdariptir. Ekonomik korku ve kıtlık hissi, bir ailenin bir üyesi bile Büyük Buhran gibi ciddi zorluklar yaşadığında nesilden nesile aktarılabilir. 

Bir anne, kocası tarafından kucağında bebeğiyle terk edildiğinde “erkeklere güvenememe” mirası kızına geçebilir. Kızı babası tarafından terk edildiğini bilmese bile bu kod onun DNA’sına geçecektir.

 

Size kendi atalarımdan aldığım mirastan örnek vereyim. 

Benim atalarım 2002 senesine kadar Yugoslavya olarak bildiğimiz ülkeden, Türkiye’ye göç etmek zorunda bırakılmış, malları, mülkler, arazileri, evleri ellerinden alınmış, bir nevi “sürülmüş” insanlar. 

Atalarım dediğimde çok uzağa gitmeyin. Annem, babam, dedelerim büyükannelerim…

 

Anne tarafım ve baba tarafım benzer olaylar yaşamışlar. Annemi, ben 24 yaşındayken bu dünyadan yolculadıktan sonra sanki birisi “göç et”. Düğmesine bastı.

 

Ben 10 senede 11 ev değiştirdim.

Sanki bir yerlerde köklerimi arıyordum. Hiçbir yere “köklenemedim”, yerleşemedim bir türlü. Eşimle tanıştıktan sonra yıllar boyunca o da benimle birlikte çok ev değiştirdi. Sadece 2 defa Bodrum’a taşınıp geri döndük. Onun dışında 8 ev değiştirdik birlikte.

 

Nihayet 3 senedir oturduğumuz eve taşındık ve ben “yerleştim”.

 

(Aile dizimi, sistem dizimi kavramlarını araştırmanızı öneririm. Bert Helinger – Sevginin Kökleri’ni okumadıysanız tavsiye ederim.)

 

Sizler için hazırladığım bu videoyu izlemenizi öneririm. Videoda atalarımızdan gelen yüklerin neler olduğundan ve hayatımızı nasıl etkilediklerinden bahsettim. 

 

Bu kontratlar iptal edilmedikleri sürece yürürlükte olacaklar ve tüm nesiller, varlıklarından bile bihaber oldukları bu kontratları yerine getirmek için yaşamlar sürdüreceklerdir. 

 

Atalarınızın yerine getirmediği sözlerin, yemin ve akitlerin, aldıkları canların, işledikleri suçların, çektikleri cezaların ceremesini siz ve gelecekteki nesilleriniz çekmek zorunda değilsiniz.

Bu video ile atalarımızdan gelen yüklerden özgürleşme çalışmasını benimle birlikte yapabilirsiniz. 

 

Hafiflemek, özgürleşmek niyetiyle…

 

Namaste

İdil


Canlı Destek
{{ c.message }}
{{ c.created_at|render_date }}

Temsilci yazıyor....

{{ offline_message }}

 web tasarım