Titreşiminizi Yükseltmenin 10 Farklı Yolu

TİTREŞİMİNİZİ YÜKSELTMEK İÇİN YAPABİLECEKLERİNİZ

Aşağıda, enerji alanınızı daha yüksek, daha hızlı titreşime doğru ha­reketlendirmek için bir dizi öneri bulacaksınız. Bu öneriler, engel­leri ortadan kaldırmak ve niyetin gücünün sizin aracılığınızla, sizin için çalışmasını sağlamak gibi iki ayrı amaca hizmet edecektir.

  1. Düşüncelerinizin bilincinde olmak. Sahip olduğunuz her düşün­cenin üzerinizde bir etkisi vardır. Sizi zayıflatan bir düşünceden, güçlendiren düşünceye doğru geçiş yaptığınızda, enerji titreşimini­zi yükseltmiş, kendinizi ve çevrenizdeki enerji alanını güçlendirmiş olursunuz. Bir gün, gelişme çağındaki çocuklardan birine, bir davranışını ayıplamak için tam bir şeyler söylemek üzereyken bir anda kendime hakim oldum ve o anda onu kınamanın bir yarar sağlamayacağını anımsattım kendime. Kınamak yerine, ona sevgiyle yaklaşıp, kendisini küçük düşüren bu davranış karşısında neler his­settiğini ve bu durumu düzeltmek için ne yapmayı düşündüğünü sordum. Tavrımdaki bu değişiklik enerji seviyesini yükseltti ve ara­mızda karşılıklı anlayışa dayalı bir ortamın oluşmasını sağladı.

 

  1. Düzenli biçimde meditasyon yapmak. Trafikte kırmızı ışıkta bek­lerken bile uygulayabileceğiniz meditasyona her gün kısa bir süre ayırmak çok önemlidir. Bir an için de olsa sükuneti sağlayın ve içi­nizden Tanrı'nın adını tekrarlayın. Meditasyon, Kaynak’la bilinçli bir biçimde bağlantı kurmanıza ve yaratılışın gücüyle uyumlu şekilde alıcı olmanızı sağlayarak, niyetin gücünü yeniden kazan­manıza öncülük edecektir.

 

  1. Bilinçli beslenmek. Enerji düzeyinin düşük veya alçak olmasını belirleyen besinler vardır. Birtakım kimyasal maddeler içeren be­sinler, siz bu durumun farkında olmadan üzerinizde zayıflatıcı bir rol oynarlar. Tatlandıncı gibi yapay gıdalar düşük enerjili ürünler­dir. Genel anlamda meyve, sebze, kabuklu yemiş, soya, mayasız ek­mek, saf zeytinyağı gibi yüksek alkaliye sahip ürünler güçlü enerji­ ye sahiptirler ve kas yapısını güçlendirirken, unlu yiyecek, et, süt ürünleri ve şeker gibi asitli besinler düşük enerjilidir ve zayıf düşmemize neden olurlar. Bunlar herkesin bünyesinde tıpatıp aynı etkiyi yaratmaz, bu tür yiyecekleri tükettikten sonra kendinizi gözlemle­meniz gerekir. Sonuçta zayıf, uyuşuk ve yorgun hissetmenize neden oluyorlarsa, hayatınızı düşük enerji sistemlerine açık hale getirmiş­ siniz demektir.

 

  1. Düşük enerjili maddelerden uzak durmak. Alkol ve yasal olsun olmasın her türlü uyuşturucu beden enerjinizi azaltıp, sizi zayıflatır. Dahası, zayıflamanıza neden olan diğer enerjilere açık bir hale getirir. Düşük enerjili maddeleri tüketmenin sonucunda, karşınıza aynı düşük enerjiye sahip insanların çıktığını görürsünüz hayatınızda. Bu in­sanlar düşük enerjili yiyeceklerle beslenmeniz için kanınıza gire­cekler, partiler verip, sarhoş olacağınız ortamlar yaratacaklar ve dü­şük enerjili yiyeceklerin bedeninize verdiği hasarın kaybolmasının ardından, sizi aynı şeyleri yapmaya teşvik edeceklerdir.

 

  1. Dinlediğiniz müziğin enerji seviyesinin bilincinde olmak. Sürek­li aynı ritmin tekrarlandığı sert, yüksek tempolu müzik ve yüksek ses, enerji seviyenizi düşürür ve niyetle bilinçli bir bağlantı kurma yeteneğinizi zayıflatır. Benzer şekilde nefret, acı, üzüntü, korku ve şiddet içeren şarkı sözleri bilinçaltınıza zayıflatıcı mesajlar gönde­ren ve benzer enerjilerin hayatınıza nüfuz etmesi sonucunu doğuran düşük seviyeli enerjilerdir. Hayatınıza şiddet davet etmek istediği­nizde, şiddet içeren sözler dinleyin ve şiddete yönelik sözler içeren müziği hayatınızın bir parçası haline getirin. Hayatınıza huzur ve sevginin hakim olmasını istiyorsanız, o zaman arzularınızı yansıtan daha yüksek müzikal titreşimler ve sözler içeren müzik dinleyin.

 

  1. Ev düzeninizin enerji seviyesinin bilincinde olmak. Tablo, hey­kel, ruhani sözler içeren yazı, okuduğunuz kitap, dergi, duvarınızın rengi ve hatta mobilyalarınızın düzeni bile, hayatınızın önemli bir bölümünü geçirdiğiniz yerde bir enerji yaratacaktır. Size mantıksız veya aptalca gelse bile, koşullanmış düşüncelerinizi aşmanızı ve her şeye açık bir düşünce sistemi geliştirmenizi öneririm. Eski bir Çin sanatı olan Feng shui, varlığını binlerce yıldan beri sürdüren, değerli bir hediyedir. Bu sanat, ev ve çalışma ortamınızın enerji alanını çoğaltmanın yollarını tarif eder. Yaşadığı­mız ortamın yüksek enerji barındıran şeylerle çevrili olmasının üze­rimizde olumlu etki yaratacağı bilinci hayatımıza güç katar ve ni­yetle bağlantı kurmanın önündeki engelleri yok eder.

 

  1. Televizyon programlarının ve reklamların yaydığı düşük ener­jiye daha az maruz kalmak. Amerikalı çocuklar on dört yaşına gelmeden, oturdukları yerden on iki bin cinayet vakasına tanık olu­yor! Televizyondaki haber programlan kötü ve çirkin olanı ön pla­na çıkartıp, bu niteliklerin hayatımızda daha baskın olmasını, en önemlisi, iyinin dışlanmasına neden oluyor. Bu, yaşama alanlarımı­zı işgal eden ve benzer kötülükleri daha fazlasıyla hayatımıza davet eden, sürekli bir olumsuzluk kaynağıdır. Televizyon programlarının arasına, ilaç kartellerinin, mutluluğu, ürettikleri haplarda bulacağı­mızı telkin ettikleri reklamların serpiştirildiği görürsünüz. İşte bu tür reklamların yer aldığı televizyon programlarının en temel besini şiddettir. Bu programları izleyenlere, insanlığın bildiği zihinsel ve ziksel her türlü hastalığın üstesinden gelmek için düşük enerjili ilaçlar kullanılması gerektiğine dair mesajlar verilmektedir.

Benim vardığım sonuç, televizyon programlarının büyük bir ço­ğunluğunun sürekli biçimde düşük enerji yaydığı yönündedir. İşte zamanımın önemli bir bölümünü ticari reklamların bulunmadığı halka açık kanalları desteklememin ve söz konusu kanallarda olum­suzluk, umutsuzluk, şiddet, küfür ve saygısızlık yerine, niyetin prensipleriyle uyumlu daha ulvi amaçlar güden mesajların verilme­sine çalışmamın nedeni budur.

  1. Enerji alanınızı toğraflarla güçlendirin. İnanmasısize güç gel­se de, fotoğraf türetilmiş enerji formudur ve her fotoğraf bir enerji barındırır. Mutluluk, sevgi anında çekilmiş bir toğrafı size ruhani anlamda yaran olması amacıyla yaşadığınız yerde, çalışma odanız­ da, arabanızda, cebinizde veya cüzdanınızda taşıyın. Yakın çevre­nizde doğa, hayvan fotoğrafları, neşe ve mutluluğu ifade eden fo­toğraflar bulundurun, bu fotoğrafların enerjisinin kalbinize yayılmasını sağlayın ve sahip oldukları yüksek frekanstan yararlanın.

 

  1. Yakın çevreniz, arkadaşlarınız ve ailenizin enerji seviyelerinin bilincinde olmak. Kendi enerji seviyenizi, ruhani bilinç düzeyine yakın titreşimler yayan diğer insanların enerji alanında bulunarak yükseltebilirsiniz. Niyet etmeyle bağlantı kurmanızı kolaylaştıracak içimde duyularınızı harekete geçiren, iyi yönlerinizi görebilen, Tanrı'ya yakın olduğunu hisseden ve Ruh'un varlığından haberdar olduğunun ipuçlarını verecek tarzda bir hayat tarzı benimsemiş in­sanlarla yakın ilişkiler geliştirin. Yüksek enerjilerin, düşük enerjile­ri yok edip, kendine dönüştüreceğini, yüksek enerjinin var olduğu alanda bulunmanın ve bununla etkileşime girmenin önemini, Ruh'la bağlantı kurmuş ve hayatını hedefleri doğrultusunda sürdü­ren yüksek enerjiye sahip insanlarla muhatap olmanın yararlarını hep aklınızda tutun. Yüksek enerjiye sahip insanların enerji alanında kaldığınızda, öfke, nefret, korku ve depresyonunuzun eriyip git­tiğini ve söz konusu duyguların sihirli biçimde niyetin ifadesine dö­ nüştüğünü göreceksiniz.

Faaliyetlerinizi ve nerelerde yoğunlaştığını gözlemleyin. Alkol ve uyuşturucu tüketiminin veya şiddete yönelik davranış tarzının hüküm sürdüğü, birtakım dini ve etnik inançlann dışlandığı, önyar­gılı fikirlerin hakim olduğu toplulukların düşük enerjili alanlarından uzak durmaya bakın. Bu tür ortamlar enerji seviyenizi yükselt­mekten sizi alıkoyduğu gibi, daha düşük seviyedeki, zayıf düşüren enerjilere uyum sağlamaya teşvik edecektir. Doğayla bütünleşin, onun güzelliğini takdir edin, zamanınızı açık alanlarda kamp kura­rak, spor yaparak, yüzerek, yürüyüş yaparak ve doğal ortamlarda eğlenerek geçirin. Ruhani anlamda sizi rahatlatacak yoga dersleri alın, masaj yaptırın, meditasyon merkezlerini ziyaret edin ve yardı­ma gereksinim duyan yaşlı, özürlü, hasta insanlara yardım etme olanağını sunan yerlere başvurun. Her faaliyetin bir enerji alanı var­ dır. Siz de niyet etmenin yedi yüzünü yansıtan enerji alanlarında bu­lunmaya gayret edin.

  1. İnsanlara karşı şevkatli davranın, karşılık beklemeden onlara yardım edin. Muhtaç insanlara maddi yardımda bulunan organi­zasyonlara katkı yapın, hiçbir karşılık beklemeksizin, içtenlikle bu tür faliyetlerin içinde yer alın. İnsanlara şefkatli davranmayı öğre­nirken, bir yandan da takdir edilmeyi bekleyen egonuzu tamamen dışlayın ve zihninizi sürekli faaliyette olacak biçimde harekete ge­çirin. Bu, niyetle bağlantı kurmak açısından çok önemli bir faaliyet­tir, çünkü her şeyi yaratan evrensel Ruh, şefkatli davranışınız karşı­sında size, "Benim sana nasıl bir iyiliğim dokunabilir?" diye sora­caktır.

Sokakta bulduğunuz çöpü yerden kaldırıp, çöp kutusuna atın ve bu tür eylemlerinizi başka insanlara reklam etmeyin. Aslına bakar­ sanız, sizden kaynaklanmayan düzensizliği, pisliği temizlemek için birkaç saatinizi ayırmakta çok yarar vardır, çünkü kendinize, başka­larına veya çevrenize yönelik her türlü iyilik, niyetin evrensel gü­cünde var olan şevkatle uyum sağlamanızı kolaylaştıracaktır. Bu tür faaliyetler itici gücünüzdür ve aynı iyi nitelikteki enerjinin hayatı­nıza akmasını sağlarlar.

 

 

Kaynak: Dr Wayne W. Dyer "Niyet Etmenin Gücü"

 

 

 

 

 

 


Canlı Destek
{{ c.message }}
{{ c.created_at|render_date }}

Temsilci yazıyor....

{{ offline_message }}

 web tasarım